GÖLBAŞI TV ☰ Bölümler

Gölbaşı’nda “İstişare ve Değerlendirme” Toplantısı Gerçekleştirildi.


Gölbaşı’nda “İstişare ve Değerlendirme” Toplantısı Gerçekleştirildi.

Kurumlar arası işbirliğinin azami ölçüde dikkate alınarak Gölbaşı’nda yapılacak yatırımlar ve ihtiyaçlara uygun kamu yatırımlarının Gölbaşı’lıların hizmetine sunmak ve karşılaşılan sorunların çözümü noktasında gerekli eşgüdümü sağlamak üzere “Yatırım İzleme ve Değerlendirme Toplantısı” gerçekleştirildi.
Toplantıya; Adıyaman Valimisi Sayın Mahmut ÇUHADAR , Ahmet AYDIN(Akp Milletvekili Ak Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı), İ. Halil FIRAT(AkpMilletvekili), Gölbaşı Kaymakamı Mutlu KÖKSAL, Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman KILINÇ, Gölbaşı Belediye Başkanı İskender YILDIRIM(CHP), Mehmet DAĞTEKİN(Akp İl Başkanı), İlçe Emniyet Müdürü Komiser Şahin GÜL, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Mehmet YAMAN, Balkar Belediye Başkanı Orhan ORHAN, Belören Belediye Başkanı Mahmut TURAN,Hakan TOYDAŞ(Akp Gölbaşı İlçe Başkanı), İl Genel Meclis Üyeleri Mehmet IŞIKLAR, Mahmut ŞAHİN, Nevzat KOZAK ve Kurum Amirleri katıldı.


Devamı

Bu Kadar HES’e ‘Pes’ Artık

Giresun - Hes
CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı, Giresun’da Ağustos ayında yaşanan sel felaketi ve sonrasında yaşananları anlattı. Selin vurduğu milletvekillerinden olan Tığlı’nın danışmanının eşi de selde kayboldu. Giresun’daki sel felaketinde 11 kişi hayatını kaybetti. CHP’li vekil Tığlı, “40 HES işletme aşamasında. 20’si de projelendirildi. Bu kadar HES’e ‘pes’ artık” dedi.

Giresun’da sel felaketine yol açan HES’ler hala tartışılıyor. Enerji ve Çevre Bakanlıkları ise yaşananlara rağmen hala HES yapımına izin vermeye devam ediyor. CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı bundan dolayı çok öfkeli. Sözcü Gazetesinden Deniz Ayhan’ın haberine göre Tığlı, bölgedeki Hidroelektrik Santrallerinin felaketi göz göre getirdiğini söylüyor. Tığlı, “Yalnızca Giresun’da 40 HES işletme aşamasında, altısı inşaat, yirmisi de proje aşamasında. Espiye’den Karadeniz’e dökülen Gelevera Deresi üzerine yapılan ve projelendirilen HES’leri, bu vadinin maden arama faaliyetleriyle nasıl talan edildiğini, defalarca gündeme getirdik. Her afetten sonra ‘Son elli yılın, son yüz yılın en fazla yağışı’ diyerek üzerini kapatmayalım. Durumu kaderci bir yaklaşımla asla örtbas etmeyelim. Bu afet yarın aynı yerlerde ya da başka vadilerde başka dere yatakları üzerinde maalesef yeniden yaşanacak. İnsanlarımız artık yaşamlarını kaybetmesin” Diyerek HES’lere olan tepkisini dile getiriyor. CHP Giresun Milletvekili Necati Tığlı, “Aynı bölgedeki konutlara farklı zarar bedelleri veriliyor. Vatandaş dertli” diyerek felaket sonrası yandaşçılığın neden olduğu eşitsizliğe dikkat çekmeyi de ihmal e DSİ Doğu Karadeniz’in Yeni Yağış Rejimine Uygun Dere Islahı Yapmalı

Tığlı sözlerine şöyle devam etti: “DSİ’nin Doğu Karadeniz’in yeni yağış rejimine uygun dere ıslahı çalışması yürütmesi, buna göre duvar, bent, köprü, menfez yapması gerekir. Sonra fatura afete uğramış vatandaşa ya da bir sonraki afetten zarar görecek vatandaşa çıkarılıyor. Bunun hesabını karar merci noktasında olan kim varsa vermesi gerekmez mi?” “Hayatı normale kavuşturalım” diyenlere de CHP’li Milletvekili Tığlı şu yanıtı verdi: “Maalesef yapılan birtakım çalışmaların kalıcı hale geleceğini görüyorum. Sen önce derenin akışına yatağına saygı duymayı öğreneceksin. Dere akar yatağını bulur.”

Kaynak: yeşilöfke

Devamı

Köy Enstitülerinin Öğrettikleri


Tonguç: ” Köy meselesi bazılarının zannettikleri gibi, mihaniki bir surette ‘köy kalkınması’ değil manalı ve şuurlu bir şekilde köyün içten canlandırılmasıdır. Köyü öylesine canlandırmalı ve şuurlandırmalı ki, hiçbir kuvvet, yalnız kendi hesabına ve insafsızca istismar edemesin. Ona esir ve uşak muamelesi yapamasın. Köylüler şuursuz ve bedava çalışan birer iş hayvanı haline gelmesinler. Onlar da her vatandaş gibi, her zaman haklarına kavuşabilsinler… Köy meselesi bu demektir. ( Canlandırılacak Köy, 1939, s. 88 ). demekte. Tonuç’un sözüyle başladığımız girişgaha lafı fazla uzatmadan ‘Açılan Köy Enstitülerinin Listesi ve Ders Programı ile devam edelim;

Türkiye’de Açılan Köy Enstitülerinin Listesi

  1. Adana/Düziçi, 
  2. Adapazarı/Arifiye,
  3. Ankara/Hasanoğlan,
  4. Antalya/Aksu,
  5. Aydın/ Ortaklar,
  6. Balıkesir /Savaştepe,
  7. Diyarbakır/Dicle,
  8. Erzurum/Pulur,
  9. Eskişehir/Çifteler,
  10. Isparta /Gönen,
  11. İzmir/Kızılçullu,
  12. Kars/Cılavuz,
  13. Kastamonu/Gölköy,
  14. Kayseri/Pazarören,
  15. Kırklareli/Kepirtepe,
  16. Konya /İvriz,
  17. Malatya/Akçadağ,
  18. Sivas/Yıldızeli,
  19. Samsun/Ladik,
  20. Trabzon/Beşikdüzü.

Köy Enstitüleri Ders Programı
Kültür Dersleri:

  • Türkçe,
  • Tarih,
  • Coğrafya,
  • Yurttaşlık Bilgisi,
  • Matematik,
  • Fizik,
  • Kimya,
  • Tabiat ve Okul Sağlık Bilgisi,
  • Yabancı Dil,
  • El Yazısı,
  • Resim-İş,
  • Beden Eğitimi ve Ulusal Oyunlar
  • Müzik,
  • Askerlik,
  • Ev İdaresi ve Çocuk Bakımı,

Öğretmenlik Bilgisi: (a) Toplumbilim, (b) İş Eğitimi, (c) Çocuk ve İş Ruhbilimi, (d) İş Eğitimi Tarihi, (e) Öğretim Metodu ve Tatbikat,
Zirai İşletmeler Ekonomisi ve Kooperatifçilik.

Ziraat Ders ve Çalışmaları:

  • Tarla Ziraatı,
  • Bahçe Ziraatı,
  • Fidancılık, Meyvecilik ve Sebzecilik Bilgisi,
  • Sanayi Bitkileri Ziraatı,
  • Zooteknik,
  • Kümes Hayvanları Bilgisi,
  • Arıcılık, İpek Böcekçiliği,
  • Balıkçılık ve Su Ürünleri Bilgisi,
  • Ziraat Sanatları.

Teknik Dersler ve Çalışmalar:

Köy Demirciliği (nalbantlık, motorculuk),
Köy Dülgerliği (marangozluk),
Köy Yapıcılığı: (a) Tuğlacılık ve Kiremitçilik, (b) Taşçılık, (c) Kireçcilik, (d) Duvarcılık ve Sıvacılık, (e) Betonculuk,
Kızlar için Köy Ev ve El Sanatları: (a) Dikiş-Biçki, Nakış (b) Örücülük ve Dokumacılık, (c) Ziraat Sanatları.

Devamı

Gölbaşı ileri gelenlerinden Anneler Günü İletisi


CHP Gölbaşı İlçe Başkanı Emine Köseler :

Yaşamları boyunca karşılık beklemeden sevgi, hoşgörülerini esirgemeyen, yaşama tutunduğumuz ilk günden itibaren koşulsuz yanımızda olan, değerleri hiçbir zenginlikle ölçülemeyen annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor saygılarımı sunuyorum..

Gölbaşı Belediye Başkanı İskender Yıldırım :
İyiliğin, şefkatin, fedakârlığın, merhametin ve koşulsuz sevginin kaynağı olan tüm annelerimizin ellerinden öpüyorum. Anneler Günününüz kutlu olsun.

CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere :
Hayatımıza anlam katan annelerimizin ve yüreği annelik hisleriyle dolu bütün kadınların #AnnelerGünü kutlu olsun.

Gölbaşı MiniHal :
Anneler evlatların gamzesidir.Evlatlar annenin duasıdır.Hayatıımız onların duası ve rızası üzerine kuruludur.Tüm annelerimizin ellerinden öpüyoruz.

İlhami Ulu :
Anneler Günü Kutlu Olsun

İşler Gölbaşı :
Tüm Annelerimizin , Anneler Günü Kutlu Olsun

Gölbaşı Tv olarak tüm canlıların Anneler Gününü kutluyoruz

Devamı

Çiftçi-Sen:”17 Günlük Tam Kapanma Market Zincirlerine Hizmet Ediyor!”

Çiftçi-Sen yaptığı açıklama da “17 Günlük Tam Kapanma Market Zincirlerine Hizmet Ettiği”nibelirtti.

Covid-19 salgını döneminde gıdaya erişimin ve sağlıklı gıdayla beslenmenin önemi daha da anlaşılır olmasına rağmen, çiftçiler ürettikçe maliyetlerini bile karşılayamaz duruma düştüler. Girdi maliyetleri devamlı yükselirken, her hasat döneminde yapılan ithalatlarla ürün fiyatları baskılandırılmaya çalışıldı. Küresel iklim değişikliğinden kaynaklanan; dolu, don afetleri, kuraklıklar, su baskınları, hayvan ve bitki hastalıkları çoğalmasına rağmen çiftçilere afetlerle ilgili destekleme yapılmaktan kaçınıldı. Şu anda bile Diyarbakır ve çevresinde yaşanmakta olan kuraklığın yaratacağı ürün kayıpları ve çiftçilerin gelir kayıpları görmezden geliniyor. Bütün zorluklara rağmen ısrarla üreten çiftçilerin pandemi yasakları nedeniyle tarlalarına gitme zorluklarına, 17 günlük tam kapanma döneminde pazara erişim yasakları da eklendi. Pazar yerleri kapatıldı. Malını toptancı hallerinde de satamayan çiftçiler, emeklerinin karşılığı olan ürünlerini Antalya’dan başlayarak çöpe dökmeye başladı.

Bir yanda ürünlerini pazara götürüp satamayan, çöpe döken veya tarlasında bırakan çiftçiler; diğer yanda ise marketlerin fahiş fiyatından sebze ve meyve almak zorunda kalan veya yeterli geliri olamadığından dolayı alamayan tüketiciler… İktidar sonuçta, görmek zorunda kaldığı bu durum karşısında sadece Cumartesi günleri il ve ilçelerde, bir yerde pazar yeri açma kararı aldı. Açıktır ki, bu karar çiftçilerin sorunlarını çözmeyeceği gibi tüketicilerin gıdaya erişim sorununu da çözmez. İl ve ilçelerde sadece bir pazar yerinin haftanın bir günü açık olması, daha çok kalabalık ortam yaratacağı için salgının yaygınlaşmasına da yol açar. Üreticilerin aracı ve market zincirlerinin insafına bırakılmasının devamını sağlar. Halbuki farklı günlerde ve daha dar bölgelerde (mahallelerde) yerel pazarların açılması gerekirdi. Çiftçinin elindeki ürünün çürümesinin önüne geçmenin, tüketicilerin de uygun fiyata taze sebze yiyebilmesi sağlayabilmenin yolu budur. Çünkü, tarladaki bir çok sebze türü her gün hasat edilmezse kartlaşır ve hasat edilip pazara götürülmezse çürür.

Tüketicilerin daha uygun koşulda gıdaya erişebildiği, üreticilerin de daha iyi fiyata ürünlerini satabildiği pazar yerlerinin Covid koşullarına uygun bir hale getirilmesi, çoğaltılması ve gerekli denetimi kamunun yapması gerekirken, her yerde hafta da bir ve aynı gün pazar yeri açma uygulamasıyla tüketicilerin gıdaya erişebilmesi için market zincirlere muhtaç kalması sağlanıyor. Çiftçiler ürünlerini zararına satmak, tüketiciler de tüketecekleri gıdayı değerinin çok üzerinde bir fiyatla marketlerden temin etmek zorunda bırakılıyor. Kaybedenler ekonomik kriz içinde olan tüketicilerle, tarımsal ürün üretmek için tüm aile fertleriyle birlikte çalışan çiftçiler oluyor. Kazananlar ise belli: aracılar ve zincir marketler.

İktidarın şirketleri koruyan ve kollayan bu politikaları gıda enflasyonu yaratıyor, Covid-19 salgınının yarattığı sağlık krizinin yanı sıra ekonomik kriz, gıda krizi tehdidini de beraberinde getiriyor. Gıda şirketleri yıllardır gıdanın kontrolünü ellerine geçirmek için çaba sarf ediyorlardı. Şimdi salgından yararlanarak bu konuda oldukça büyük mesafe kat ettiler, ne yazık ki hükümet de aldığı kararlarla buna yardımcı oluyor. Şirketlerin tarım ve gıdayı kontrolünü sağlayan zincirin son halkasını, yani pazarlanmasını da sadece şirketlere teslim etmiş oluyor.

Sonuç olarak; tarım ve gıdanın tohumdan başlayarak, üretimi, girdilerinin sağlanması, işlenmesi ve pazarlanmasına kadar olan sürecin kontrolü küresel şirketlerin eline geçtikçe, daha farklı ifadeyle şirketlerin gıda sistemi kuruldukça, tüketiciler nasıl üretildiklerini bilmedikleri ürünleri, şirketlerin belirledikleri fiyatlarla tüketmek zorunda kalıyorlar. Buna karşı çıkmak, “Dur!” demek gerekir. Küçük çiftçiler, aile tarımı yapanlar ve sağlıklı gıdaya erişme ihtiyacı duyanlar, şirketlerin gıda sistemi karşısında kendi gıda sistemlerini kuracak bir mücadeleyi birlikte yürütmek zorundadır. Çözüm halkın gıda sisteminde, yani Gıda Egemenliği’ndedir.

Ali Bülent Erdem / Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı
Adnan Çobanoğlu / Çiftçiler Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri

Devamı

Gölbaşı Belediyesi Parkları Yaşanabilir Bir Ortam Sağlıyor

Gölbaşı Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü İşçileri , Gölbaşı Doğa Parkında bakım, temizlik ve güzelleştirme çalışması yaptı.


Devamı

Gölbaşı Esnafı:”ekonomik olarak çok kötü durumlara düşürecek bu adaletsizliği kabul etmiyoruz.”

 Gölbaşı esnafları adına: "39 kalem kısıtlamadan muaf insan grubu,İnternet siteleri, kurye, kargo 7/24 devam Zincir marketler başta olmak üzere bütün marketler açık,Fabrikalar,organize sanayiler, hatta Bankalar açık ve adı TAM KAPANMA!!! Küçük esnaflar olarak bu haksızlığı,bizleri psikolojik ve ekonomik olarak çok kötü durumlara düşürecek bu adaletsizliği kabul etmiyoruz.Alınan bu karardan vazgeçilmesini yetkililerden arz ediyoruz. " dedi.



Devamı

Gölbaşı Belediye Başkanı İskender Yıldırım’dan Kınama


Gölbaşı Belediye Başkanı İskender Yıldırım : " ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915’te yaşanan olayları soykırım olarak nitelediği, tarihi gerçeklerle bağdaşmayan suçlayıcı açıklamasını kınıyor ve kabul etmiyoruz. " dedi.

Devamı